Pozitif Ayrımcılık Rüzgarı ile Uçan Film

 

Selamlar

Uzun bir aradan sonra Marvel Cinetmatic Universe’e yeniden dönüyoruz. En son cıvık bir Thor izlemenin hayal kırıklığına uğramış bakalım bu sefer karşımıza ne çıkacak diye bekler olmuştuk.

Neyse ki Black Panther sıradan Marvel atmosferine geri dönüyor. Filmin konusuna gelecek olursak T’Challa Wakanda’ya Babasının ölümünden sonra geri döner ve tahta geçer. Babasının boşluğunu doldurup dolduramayacağı konusu tartışılırken Wakanda dışından ama babasının geçmişinin içinden bir hata Wakanda Krallığına tehdit oluşturur.

Film bir kere her aksiyon ve çizgiroman seveni tatmin edecek türde. Wakanda’nın renkli atmosferi, egzantrik kabileleri, tadında mizahı ve özellikle James Bond’dan fırlamış hissi veren kasinodaki sahneleri ve gene Bondvari çeşitli büyük şehirlerde geçen sahneleri ile öne çıkıyor. Killmonger rolündeki Michael B. Jordan da öyle bir hırslı oynamış ki bir önceki Marvel Filmi Fantastic Four  rezaletinden sonra beyazperdeden tüm acısını çıkarmış sanki. Eric Killmonger’ı biraz da mazlumları  ülkece sevdiğimizden olacak biraz sempatik bulduğumu söyleyebilirim.

Gelelim başlıkta geçen konuya. Şu aralar filmi öve öve bitiremiyorlar, evet güzel film ancak bu eleştirilerin çoğu biraz yönetmen dahil herkesin Afro Amerikan olması ve bu nedenden dolayı kafadan +2 puan ile başlaması. Yani konu itibari ile evet Afrika’da geçmeli ve siyahi aktörler oynamalı ancak aynı hikaye Norveç dolaylarında geçse bu kadar artı puan ve beğeni alacağını düşünmüyorum.

 

Son olarak filmi kim izlesin? Tabii ki kendisine geek, nerd, çizgiroman sever gibi sıfatları yakıştıran herkes izlemeli. Bu filmde fazla uçma kaçma patlama çatlama fantastik ögeler olmadığı için rutin aksiyon filmi hayranları ve bol entrika sevenleri de filmi izlemeye davet edebilirim.

 

Sevgiler,

EB